top of page
  • Yazarın fotoğrafıDursun Bulut

KALBİ TEKLEYENİ MASAJLA İYİLEŞTİREMEZSİNİZ!

Kalbinde ritim bozukluğu olan bir hastayı masaj ile iyileştiremezsiniz. CHP yıllardır acılar içinde kıvranıyor, yakın zaman diliminde yani 28 yıldır girdiği seçimlerin biri hariç hepsini kaybetmiş durumda. Bu 28 yıllık sürede bir tek yönetici sorumluluğu üzerine alıp, özeleştiri vererek istifa etmiş değil.

Kalbinde ritim bozukluğu olan bir hastayı masaj ile iyileştiremezsiniz. CHP yıllardır acılar içinde kıvranıyor, yakın zaman diliminde yani 28 yıldır girdiği seçimlerin biri hariç hepsini kaybetmiş durumda. Bu 28 yıllık sürede bir tek yönetici sorumluluğu üzerine alıp, özeleştiri vererek istifa etmiş değil.


Son iki CB'lığı ve ilk turdaki parlemento seçimlerinden yenilgiyle çıktık. Genel merkezimiz 2 ve 4 Haziran'da toplandı ve kararlar aldı:


1- Seçim süreci en detayına kadar araştırılacak.

2- Kongre takvimi başlatılacak.

Sayın Yöneticiler, kongreler takvimini açıklayınca örgütleri bulursanız, tartışırsınız. Ezici çoğunluk delege peşine düşecek. Hele 2024 seçim yılı ki, kimsenin umurunda olmaz yenilgi ve sebepleri.

Oysa ki, hepimiz biliyoruz, partimiz 28 yıl icinde sürekli irtifa kaybetmişse bunun en önemli nedenleri:


▪︎ Parti yönetici ve liderlerinin ağzında tek başına iktidar olacağız sözlerine hiç şahit olamadık.

▪︎ Üye yapımız bozuk. Kağıt üzerindekilerin çoğu, üye olduğunu bile bilmiyor. İletişim araçları güncel değil. Eğitim denince sandık eğitimi anlaşılıyor, sürekli aidat ödeyen %2 bile değil, etkinliğe katılma keyfe kalmıştır.

▪︎ Bir hikayesi yok insanların. Ayrıca partide ezici çoğunluk ya kendisi için ya da birilerini bir yerlere taşımak için üyedir. Öyle olmasaydı parti etkinliklerine üyenin sadece % 5'i katılmazdı.

▪︎ Partide her makamın başkanları, inanılmaz yetkilere sahip. İlçeler, iller denetlenmiyor. Keyfiyet had safhada. Tüzük ihlal ediliyor, kimse başını kaldırıp bakmıyor bile....

▪︎ Genel merkez ilçe ve illeri, il ve ilçeler delegeyi, delege tekrar yöneticileri, yöneticilerde genel merkezi seçiyor. Kısır bir döngü icinde "sen beni seç, bende seni seçeyim" anlayışı işler halde.

▪︎ MYK'yı, Genel Başkan tek başına seçiyor. Kağıt üzerinde Kurultay'dan sonra en yetkili organ PM. Ancak PM yetkilli gibi gözüken yetkisiz kurul. MYK'yı seçemiyor. Adaylar atanırken MYK tarafından önüne konulan tek ismi onaylıyor. Genel Başkan, genellikle kararlar için, PM'den yetki istiyerek kararları kendisi veriyor.Tıpkı son PM de yapılanlar gibi.

▪︎ Tüm milletvekillerini, belediye başkanlarını, belediye ve il genel meclis üyelerini genel baskan ya da 5 kişilik komisyonlar belirliyor. Ön seçimler unutturuldu. Sözde öncelikli seçenek ön seçim olacaktı. Atamalar liyakatımızı, üye iradesini yerle bir etti. Bunların adı da demokrasiyi uyguluyoruz diye ilan edildi.

▪︎ Düşünebiliyor musunuz mahalle temsilcilerini / başkanlarını bile ilçe başkanları atıyor.

▪︎ Bir oy fazla alan listeler her yeri kazanıyor. %49.99 oy alan listelerin bir tek temsilcisi olmuyor.

▪︎ Atanan ilçe, il yöneticileri, milletvekili veya belediye başkanları için bir kriter, kısıtlama yok. Örnegin: 3 dönemden fazla seçilememe gibi...10 seneden tutun 35 seneye kadar bu görevleri yapanlar vardır. Hatta babadan oğula geçen, çekirdek ailelerden birin üstünde kişilerin görevlendirilmesine kadar saadet zinciri var. Hele başarısız olanlardan geriye çekilen ve özeleştiri yapan hiç görülmedi.


Anti demokratik maddelerle dolu olan tüzük demokratikleşmeden, katılımcılıktan, çoğulculuktan, şeffaflıktan nasıl bahsedeceğiz. Delegelik sistemi kalkmadan dönen olumsuzlukları nasıl ortadan kaldıracağız.Üyeler kurulları seçerken özgür değilse, birilerinin talimatlarıyla oy veriyorsa, nispi temsil ya da çarşaf liste uygulanmıyorsa hangi demokrasiden bahsediliyor.


Birde uyarı yapmak istiyorum. Genel Başkan, MYK, PM'nin aldığı kararlar sorunları sumen altı yapmaktır. Başka bir deyimle başarısızlığa rağmen koltukları işgal etmek demektir.


Yapılması gerekenler:


A- Haziran ayı yenilgiyi, geçmişi, geleceği kendi örgütlerimizle, sivil toplum örgütleriyle değerlendirme ayı olmalı. Bu tartışmalarda raporlar üretilmeli.

B- Temmuz'da Tüzük Kurultayıyla partimizin anayasası olan tüzüğümüz, demokratikleştirilmeli. Sonra da bu Tüzüğe göre Kongre süreci başlatılmalı.

C- Kongreler süreci kesinlikle Kasım ayı içinde bitirilmeli. Eğer Kurultayı yerel seçim sonuna erteleme gibi bir sorumsuzluğa tevessül edilirse akibetimiz 1999 olur. Bu vebalide kimse taşıyamaz.

C- 15 yıldır üzerinde hiç konuşulmayan programız bir tartışma takvimiyle ele alınmalı ve en geç 3 yıl içinde proğramımız yenilenmelidir.

6 görüntüleme

Son Yazılar

Hepsini Gör

Kommentit

Arvostelun tähtimäärä: 0/5
Ei vielä arvioita

Lisää arvio
bottom of page